ÜMMÜ’l-FAZL

أمّ الفضل
ÜMMÜ’l-FAZL
Müellif: ABDÜLKADİR ŞENEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2012
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 18.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ummul-fazl
ABDÜLKADİR ŞENEL, "ÜMMÜ’l-FAZL", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ummul-fazl (18.11.2019).
Kopyalama metni
Annesinin adı Hind bint Avf olup Resûl-i Ekrem’in hanımı Meymûne’nin kız kardeşidir. Hâlid b. Velîd’in annesi olan diğer kız kardeşi Lübâbe’den dolayı Lübâbe el-Kübrâ diye anılır. Resûlullah’ın hanımı Zeyneb bint Huzeyme, Hz. Hamza’nın hanımı Selmâ (Sülmâ) bint Umeys ve önce Ca‘fer b. Ebû Tâlib’le, onun vefatından sonra Hz. Ebû Bekir ve onun ölümünün ardından Hz. Ali ile evlenen Esmâ bint Umeys, Ümmü’l-Fazl’ın anne bir kardeşleridir. Hz. Hatice’den sonra müslüman olan ikinci kadındır. Oğlu Abdullah’ın, annesi ve kendisinin Kur’an’ın, “kadınlardan ve çocuklardan müstaz‘af olanlar” diye bahsettiği (en-Nisâ 4/98) hicretten muaf tutulanlar arasında yer aldıklarını söylemesine bakılırsa (Buhârî, “Cenâʾiz”, 80) oğlu ile birlikte kocasından önce İslâm’a girdiği ve bu sebeple hicretini ertelediği anlaşılır. Abbas’la evliliğinden Fazl, Abdullah, Ubeydullah, Ma‘bed, Kusem ve Abdurrahman adlarını taşıyan, her biri İslâm tarihinde önemli yere sahip olan altı erkek ve Ümmü Habîb adlı bir kız çocukları dünyaya geldi. Şair Abdullah b. Yezîd el-Hilâlî bunlar için, “Hiçbir asil kadın Ümmü’l-Fazl’ın altı oğlu gibi çocuk dünyaya getirmemiştir; kocası da peygamberlerin sonuncusu ve en hayırlısının amcasıdır” demiştir (İbnü’l-Esîr, VII, 253). Ümmü’l-Fazl’ın Hz. Osman’ın halifeliği döneminde ve kocasından önce vefat ettiği nakledilmektedir.

Bir rivayete göre Hz. Peygamber’in âzatlısı Ebû Râfi‘in henüz Abbas’ın kölesi iken Zemzem Kuyusu civarında ağaçtan oyarak bardak yapmakla meşgul olduğu, Ümmü’l-Fazl’ın da orada bulunduğu bir sırada yanlarına Ebû Süfyân gelmişti. Ebû Süfyân, Bedir Gazvesi’ndeki yenilgiyi anlatırken müslümanların yardımına gelen yağız atlara binmiş, beyaz elbiseler giyinmiş insanlar tarafından bozguna uğratıldıklarını söyleyince Ebû Râfi‘ onların insan değil melek olduğunu belirtmiş, orada bulunan ve buna öfkelenen Ebû Leheb onu dövmüş, Ümmü’l-Fazl da cesaretle onun karşısına dikilip eşinin kölesini kurtarmıştır. Resûl-i Ekrem zaman zaman baldızı Ümmü’l-Fazl’ı ziyarete gider, saçlarını düzeltmesine ve gözüne sürme çekmesine izin verir, orada bazan öğle uykusuna (kaylûle) yatardı. Ümmü’l-Fazl bir gece rüyasında Resûlullah’ın bir organının kendi evinde olduğunu görmüş, bunu kendisine anlatınca, “Hayırlı bir şey görmüşsün; kızım Fâtıma bir erkek çocuk dünyaya getirdi, oğlun Kusem’in sütünden ona da ver” demiş, Ümmü’l-Fazl da Hüseyin’i emzirmiş ve onu alıp dedesine getirmiş, Resûlullah bebeği öpüp kokladıktan sonra annesine göndermiştir (Müsned, VI, 339, 340). Sahâbîler, Arafat’ta bulundukları sırada Resûlullah’ın oruçlu olup olmadığı konusunda ihtilâf etmiş, fakat kendisine sormaya çekinmişlerdi. Bunu gören Ümmü’l-Fazl devesi üzerinde vakfe yapmakta olan Resûl-i Ekrem’e bir bardak süt göndermiş, onun bunu içmesiyle mesele kendiliğinden halledilmiştir (Müsned, I, 217, 278, 279, 344, 359; VI, 338, 340; Tirmizî, “Ṣavm”, 47). Sahâbe ve tâbiînden pek çok kimse, özellikle de oğlu Abdullah b. Abbas, Ümmü’l-Fazl’dan hadis rivayet etmiş, Buhârî ve Müslim onun bir hadisini el-Câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ’lerine almıştır; diğer rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer almaktadır.

BİBLİYOGRAFYA
Müsned, I, 217, 278, 279, 344, 359; VI, 9, 338-340; İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VIII, 277-279; İbn Abdülber en-Nemerî, el-İstîʿâb (nşr. Ali M. Muavvaz – Âdil Ahmed Abdülmevcûd), Beyrut 1415/1995, IV, 461-462, 504; İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-ġābe (Bennâ), VII, 253-254; Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, II, 314-315; İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, XII, 449-450; a.mlf., el-İṣâbe (nşr. Âdil Ahmed Abdülmevcûd v.dğr.), Beyrut 1415/1995, VIII, 299, 449-451; Wensinck, el-Muʿcem, VIII, 235.
Bu madde ilk olarak 2012 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 42. cildinde, 317-318 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.