EBHERÎ, Ebû Bekir

أبو بكر الأبهري
Müellif:
EBHERÎ, Ebû Bekir
Müellif: MUHAMMED SÜVEYSÎ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 08.07.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebheri-ebu-bekir
MUHAMMED SÜVEYSÎ, "EBHERÎ, Ebû Bekir", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebheri-ebu-bekir (08.07.2020).
Kopyalama metni

290 (903) yılından önce (muhtemelen 289/902) doğdu. Ebherî nisbesiyle tanınmış olmasından, ailesinin İran’da Kazvin ile Zencan arasında bulunan Ebher’de yaşadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca aslen Temîm kabilesinden geldiği için de Temîmî nisbesini almıştır. Tahsilini Bağdat’ta yaptı. Ebû Ömer Muhammed b. Yûsuf el-Kādî, Ebü’l-Ferec el-Kādî, Ebû Bekir b. Cehm, Tayâlisî ve İbn Bükeyr’den fıkıh okudu. İbn Ebû Arûbe el-Harrânî, İbn Ebû Dâvûd, İbnü’l-Bâgandî, Ebû Bekir b. Dâse el-Basrî, Ebü’l-Kāsım el-Begavî ve İbn Zeyd el-Mervezî’den hadis dinledi. Hadiste sika olarak tanınan ve âlî isnadları toplayan Ebherî’den de İbrâhim b. Mahled, Ebû Bekir el-Berkānî, Ali b. Muhammed b. Hasan el-Harbî, Ebü’l-Kāsım et-Tenûhî, Hasan b. Ali el-Cevherî, Dârekutnî, Bâkıllânî, Asîlî ve Ebû Muhammed el-Kalaî hadis rivayet ettiler.

Tahsilini tamamladıktan sonra altmış yıl gibi uzun bir müddet Bağdat’ta Mansûr Camii’nde fıkıh ve hadis dersleri okuttu ve fetva verdi. Bu süre içinde Irak, Horasan, Mısır ve Kuzey Afrika’dan gelen çok sayıda talebe kendisinden ders aldı. Cehdamî’den sonra Irak’ta ondan daha çok talebe yetiştiren bir Mâlikî fakihin gelmediği söylenir. Yukarıda anılanlardan başka Ebû Ca‘fer el-Ebherî (el-Ebheriyyü’s-sagīr), Ebû Saîd el-Kazvînî, Ebü’l-Kāsım İbnü’l-Cellâb, Ebü’l-Hasan İbnü’l-Kassâr, İbn Huveyzmendâd, İbn Abbas el-Bağdâdî gibi âlimler de ondan ders almışlardır. Ebherî, Mâlikî mezhebinin Irak’ta yayılmasında önemli rol oynamış ve döneminde bu mezhebin imamı kabul edilmiştir. Ancak kendisine teklif edilen Bağdat kadılığını kabul etmemesi bu makamın diğer mezheplere geçmesine sebep olmuş ve kendisinden sonra da Mâlikî fıkhını temsil eden güçlü kişiler yetişmediğinden bu mezhep Irak’ta zayıflamıştır. Ebherî sadece kendi mezhebinin taraftarları arasında değil diğer mezhep mensuplarınca da itibar görmüş ve bu mezheplerle ilgili fıkhî meselelerde bilgisine başvurulmuştur. Kādılkudât İbn Ümmü Şeybân el-Hâşimî hüküm verirken onu sağ yanına oturtur, kendisine diğer âlimlerden ayrı bir değer verirdi.

Hadis ve fıkıh ilimlerinin yanı sıra kıraat ilminde de derin bilgi sahibi olan Ebherî ayrıca ahlâkı, vakarı ve cömertliğiyle de meşhur olmuştur.

7 Şevval 375 (20 Şubat 986) tarihinde vefat eden Ebherî’nin cenaze namazını yıllarca ders okuttuğu Mansûr Camii’nde Ebû Hafs İbnü’l-Âcurrî kıldırdı. Burhâneddin İbn Ferhûn’un 7 Şevval 395 (17 Temmuz 1005) olarak verdiği ölüm tarihi (ed-Dîbâcü’l-müẕheb, II, 210) yanlış olmalıdır. Zira İbn Ferhûn dahil hemen bütün kaynaklarda seksen küsur yıl yaşadığı açıkça belirtilmiştir.

Eserleri. 1. Şerḥu’l-Muḫtaṣari’l-kebîr fi’l-fıḳh. Ebû Muhammed İbn Abdülhakem’in Muḫtaṣar’ı üzerine yapılan bu şerhin şimdiye kadar III, VIII ve XII. ciltleri bulunabilmiştir.

2. el-Fevâʾidü’l-münteḳātü’l-ġarâʾibü’l-ḥisân (bu iki eserin yazma nüshaları için bk. Sezgin, I, 467-468, 477). Kaynaklarda Ebherî’nin, İbn Abdülhakem’in el-Muḫtaṣarü’ṣ-Ṣaġīr adlı eserine de bir şerh yazdığı ve ayrıca Kitâbü’r-Red ʿale’l-MüzenîKitâbü’l-UṣûlKitâbü İcmâʿi ehli’l-MedîneKitâbü Fażli’l-Medîne ʿale’l-MekkeKitâbü’l-ʿAvâlîKitâbü’l-Emâlî adıyla başka eserler de telif ettiği kaydedilmektedir.


BİBLİYOGRAFYA

, s. 283.

, V, 462-463.

İbn Abdülber, el-İntiḳāʾ, Kahire 1350, s. 53.

, s. 167.

, II, 466-473.

Abdülvâhid el-Merrâküşî, el-Muʿcib fî telḫîṣi aḫbâri’l-Maġrib (nşr. M. Saîd el-Uryân), Kahire 1383/1963, s. 62.

, XVI, 332-334.

a.mlf., el-ʿİber, II, 146.

, III, 308.

, II, 405.

, XI, 304-305.

, II, 206-210.

, IV, 147.

Makkarî, Ezhârü’r-riyâż (nşr. Saîd Ahmed A‘râbî v.dğr.), Rabat 1398/1978, III, 27, 86.

, III, 85-86.

, II, 50.

, VIII, 98.

, I, 467-468, 477.

, X, 241.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 1994 yılında İstanbul'da basılan 10. cildinde, 74-75 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER