İBNÜ’l-HÂC es-SÜLEMÎ

ابن الحاجّ السلمي
Müellif:
İBNÜ’l-HÂC es-SÜLEMÎ
Müellif: AHMET ÖZEL
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 17.11.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-hac-es-sulemi
AHMET ÖZEL, "İBNÜ’l-HÂC es-SÜLEMÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibnul-hac-es-sulemi (17.11.2019).
Kopyalama metni
1174 (1760) yılında Fas’ta doğdu. Sahâbî Abbas b. Mirdâs es-Sülemî’nin soyundan geldiği için Mirdâsî nisbesiyle de anılır. Endülüs’e göç eden atalarından Ebû İshak İbrâhim b. Hâc el-Billifîkī ile (ö. 616/1219) bunun torunu Ebü’l-Berekât İbnü’l-Hâc el-Billifîkī de (ö. 771/1370) tanınmış şahsiyetlerdir. Endülüs’ün müslümanların elinden çıkmasından sonra dedelerinden Ebû Abdullah Muhammed Fas’a yerleşti. Aile burada birçok âlim ve yönetici yetiştirdi. İbnü’l-Hâc Fas’ta tahsil gördü. Muhammed b. Hasan el-Bennânî, Süleyman b. Ahmed el-Fiştâlî, İbn Sûde et-Tâvüdî, Muhammed b. Ahmed Benîs, Abdülkādir İbn Şakrûn, Tayyib İbn Kîrân’dan ders aldı. Muhammed b. Abdüsselâm b. Nâsır ed-Der‘î, Murtazâ ez-Zebîdî ve diğer bazı âlimler de ona icâzet verdiler. Hadis, tefsir, dil ve edebiyat, fıkıh, kelâm, mantık dallarında yetişti ve genç yaşta ders vermeye başladı.

Sultan Mevlây III. Muhammed tarafından oğlu Mevlây Süleyman’a hoca tayin edilen İbnü’l-Hâc 1202’de (1788) Sicilmâse’ye gönderildi. Burada Emîr Süleyman’la dostluk kurdu. Mevlây Muhammed vefat edip yerine oğlu Mevlây Yezîd geçtikten sonra hacca gitti (1205/1791). Üç yıl süren hac seyahati sırasında Cezayir, Tunus, Mısır ve Haremeyn’de birçok âlimle görüştü. Murtazâ ez-Zebîdî’den Mısır’da iken icâzet almış olmalıdır. Hac dönüşünde tahta geçmiş olan talebesi Mevlây Süleyman’ın kâtip ve şairleri arasında yer aldı, saraydaki ilmî ve edebî meclislere katıldı ve çeşitli kitapları takrir etti. Bu arada Fas muhtesipliği görevine getirildi. 1219’da (1804) Arâîş bölgesine yönetici olarak gönderildiyse de üç yıl sonra bu görevden affını istedi. Vücde’ye tayin isteğini de kabul etmeyen İbnü’l-Hâc kendisini öğretim faaliyetlerine verdi. Mevlây Süleyman’dan başka Ahmed Şekūr el-Alemî, Ebû Hâmid el-Arabî ed-Dimnâtî, Abdülkādir el-Kûhin ve Ali b. İdrîs Kassâre gibi âlimler ondan ders aldılar. İbnü’l-Hâc 7 Rebîülâhir 1232 (24 Şubat 1817) tarihinde Fas’ta vefat etti ve Bâbülfütûh dışındaki Matrahulcille’de hocası İbn Kîrân’ın kabri yanında defnedildi.

Başta hadis ve tefsir olmak üzere dinî ilimlere vukufu yanında şair ve edip olarak da adını duyuran İbnü’l-Hâc, hocası İbn Kîrân tarafından Peygamber methiyelerinde Bûsîrî’ye, hükümdar methiyelerinde ise İbnü’l-Hatîb’e benzetilmiştir. Kütüb-i Sitte ve özellikle Ṣaḥîḥ-i Buḫârî’nin hadisleri konusunda mütehassıstı. Oğlu Muhammed Tâlib, babasının biyografisiyle ilgili olarak Riyâżü’l-verd ilâ mâ intehâ ileyhi hâẕe’l-cevherü’l-ferd adlı bir eser kaleme almıştır (yazma nüshaları için bk. Muhammed el-Menûnî, II, 25-26).

Muhammed Tâlib İbnü’l-Hâc (ö. 1273/1857), Merakeş ve Fas kadılığı ile kādılcemâa görevlerinde bulunmuş olup el-Ezhârü’ṭ-ṭayyibetü’n-neşr fîmâ yeteʿallaḳu bi-baʿżi’l-ʿulûm mine’l-mebâdi’l-ʿaşr (Fas 1317), Şerḥu Lâmiyyeti’l-efʿâl (Fas 1310), Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi Baḥraḳ ʿalâ Lâmiyyeti’l-efʿâl (Fas 1300, 1315), Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’l-Mürşidi’l-muʿîn (Fas 1315), et-Taʿrîf bi’t-Tâvüdî İbn Sûde ile (Dımaşk 1991) diğer birçok eserin müellifidir (Abbas b. İbrâhim, VI, 303-306; Hacvî, II, 300; Fevzî Abdürrezzâk, s. 26, 45, 70, 79; Muhammed el-Menûnî, II, 25-26, 39-40, 72-73). İbnü’l-Hâcc’ın diğer oğlu Muhammed İbnü’l-Hâc da (ö. 1274/1858) el-Cevherü’l-ferîde fî ḥalli rumûzi’l-Ḫarîde (Fas 1329), Naẓmü Evḍaḥi’l-mesâlik ilâ Elfiyyeti İbn Mâlik (Fas 1319) ve diğer bazı eserleri kaleme almıştır (Abbas b. İbrâhim, VI, 306-308; Fevzî Abdürrezzâk, s. 61, 97).

Eserleri. 1. Nefḥatü’l-miski’d-dârî li-ḳāriʾi Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî. Müellif, İbn Hacer el-Askalânî’nin Fetḥu’l-bârî adlı Buhârî şerhinin mukaddimesi Hedyü’s-sârî’nin bazı bölümlerini manzum hale getirdikten sonra (Dîvânü’l-ʿâm, I, 321-345) bu adla şerhetmiştir (Fas 1328, 1329). Brockelmann bu eseri, biraz farklı bir isimle Buhârî’nin et-Târîḫu’ṣ-ṣaġīr’ine dair bir kitap gibi kaydetmiştir (GAL Suppl., I, 264). 2. el-Ḫarîde fi’l-manṭıḳ. 111 beyitlik bu manzume, müellifin hocası İbn Kîrân ve oğlu Muhammed İbnü’l-Hâc tarafından yapılan şerhlerle birlikte basılmıştır (Fas 1329). 3. ed-Dîvânü’l-ʿâm. Başta Hz. Peygamber’e methiyeler olmak üzere çeşitli konulardaki 545 şiirden oluşan eser Ahmed el-Irâkī tarafından iki cilt halinde neşredilmiştir (Fas 1995). 4. en-Nevâfiḥu’l-ġāliye fi’l-emdâḥi’s-Süleymâniye. Sultan Mevlây Süleyman’la ilgili methiyelerini ihtiva eden bu divanı Ahmed el-Irâkī, Fas’ta Külliyyetü’l-âdâb’da (1982) yüksek lisans tezi olarak neşre hazırlamıştır. 5. ʿUḳūdü’l-fâtiḥa. Hz. Peygamber’in sîretine dair yaklaşık 4000 beyitlik bir eser olup Medine’de kaleme alınmıştır. Bu esere kendisinin yazmaya başladığı, ölümü üzerine oğlu Muhammed tarafından tamamlanan beş ciltlik şerhin ilk cildi basılmıştır (Fas, ts.). 6. Ḫuṭab cumaʿiyye. Mevlây Süleyman’ın isteği üzerine yazılan eser konuları İḥyâʾü ʿulûmi’d-dîn’den seçilen hutbelerden ibarettir (Rabat, el-Mektebetü’l-Haseniyye, nr. 6490). 7. es̱-S̱emerü’l-mühteṣar fî ravżi’l-Muḫtaṣar. Teftâzânî’nin Telḫîṣü’l-Miftâḥ’a yazdığı Şerḥu’l-Muḫtaṣar üzerine kaleme aldığı bir hâşiyedir (Brockelmann, GAL Suppl., I, 518). 8. Maḳṣûre fî ʿilmeyi’l-ʿarûż ve’l-ḳavâfî. Ḫazreciyye’ye nazîre olarak yazılmıştır (a.g.e., II, 875).

İbnü’l-Hâcc’ın kaynaklarda adı geçen diğer eserleri de şunlardır: Taʿlîḳ ʿalâ Ṣaḥîḥi’l-Buḫârî, Ḥâşiye ʿalâ Tefsîri Ebi’s-Suʿûd (Merâḳı’ṣ-ṣuʿûd ʿalâ Tefsîri Ebi’s-Suʿûd, tamamlanmamıştır), Ḥâşiye ʿalâ Tefsîri’l-Beyżâvî, Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’l-Maḥallî ʿalâ Cemʿi’l-cevâmîʿ, Naẓmü’l-Ḥikemi’l-ʿAṭâʾiyye, Buġyetü’l-erîb fî uṣûli’d-dîn (muhtemelen Urcûze fî ʿilmi’l-kelâm ile aynı eserdir), İmtâʿu’l-esmâʿ bi-taḥrîri mâ ültibise min ḥükmi’s-semâʿ, Riḥle Ḥicâziyye (eserlerinin bir listesi için bk. Abdüsselâm b. Abdülkādir b. Sûde, VII, 2499; ed-Dîvânü’l-ʿâm, neşredenin girişi, I, 10-12).

BİBLİYOGRAFYA
İbnü’l-Hâc es-Sülemî, ed-Dîvânü’l-ʿâm (nşr. Ahmed el-Irâkī), Fas 1995, neşredenin girişi, I, 7-17; Abdülkebîr el-Fâsî, Teẕkiretü’l-muḥsinîn bi-vefeyâti’l-aʿyân ve ḥavâdis̱i’s-sinîn (Mevsûʿatü aʿlâmi’l-Maġrib içinde, nşr. Muhammed Haccî), Beyrut 1417/1996, VII, 2500; Abdüsselâm b. Abdülkādir İbn Sûde, İtḥâfü’l-müṭâliʿ bi-vefeyâti aʿlâmi’l-ḳarni’s̱-s̱âlis̱ ʿaşer ve’r-râbiʿ (a.e. içinde), VII, 2499; Brockelmann, GAL Suppl., I, 264, 518; II, 874-875, 882; Abbas b. İbrâhim, el-İʿlâm, III, 117-129; VI, 303-308; Abdullah Kennûn, en-Nübûġü’l-Maġribî fi’l-edebi’l-ʿArabî, Beyrut 1395/1975, I, 306-307; Hacvî, el-Fikrü’s-sâmî, II, 300; Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü’l-fehâris, I, 292, 540-541; II, 622, 847, 1041; Abdülazîz Binabdullah, Maʿlemetü’l-fıḳhi’l-Mâlikî, Beyrut 1403/1983, s. 62-63, 81, 124; Ziriklî, el-Aʿlâm (Fethullah), II, 275; Muhammed b. Tâvît, el-Vâfî bi’l-edebi’l-ʿArabî fi’l-Maġrib, Dârülbeyzâ 1404/1984, III, 875-876; Fevzî Abdürrezzâk, el-Maṭbûʿâtü’l-ḥaceriyye fi’l-Maġrib, Rabat 1406/1986, s. 26, 41, 45, 61, 68, 79, 97; Muhammed el-Menûnî, el-Meṣâdirü’l-ʿArabiyye li-târîḫi’l-Maġrib, Muhammediye 1410/1989, II, 25-26, 39-40, 55, 57, 72-73, 77, 81; Muhammed b. Abdullah et-Telîdî, Türâs̱ü’l-Meġāribe fi’l-ḥadîs̱i’n-nebevî, Beyrut 1416/1995, s. 107, 155, 290.
Bu madde ilk olarak 2000 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 21. cildinde, 54-55 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.