TAŞKÖPRİZÂDELER

Müellif:
TAŞKÖPRİZÂDELER
Müellif: MEHMET İPŞİRLİ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 2011
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 22.10.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/taskoprizadeler
MEHMET İPŞİRLİ, "TAŞKÖPRİZÂDELER", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/taskoprizadeler (22.10.2019).
Kopyalama metni
Ailenin menşei Taşköprizâde Ahmed Efendi’ye göre Orta Asya’ya dayanmakta olup ilk mensupları Cengiz Han’ın batıya akınları sırasında Afganistan ve İran üzerinden Anadolu’ya gelerek Taşköprü’ye yerleşmiştir. Ailenin ilk meşhur siması Hayreddin Halil Efendi b. Kāsım b. Hacı Safâ’dır (ö. 879/1474-75). İlk tahsilini Kastamonu’da yaptı, daha sonra Bursa ve Edirne’de öğrenim gördü. Ardından Taşköprü’ye dönüp Muzafferiye Medresesi’ne müderris oldu. Fâtih Sultan Mehmed kendisini yeni kurduğu Sahn Medresesi’ne müderrislikle davet ettiği halde Taşköprü’den ayrılmadı. Ulemâdan Niksarlı Muhyiddin Mehmed Efendi’nin kız kardeşiyle evlendi. Muslihuddin Mustafa ve Kıvâmüddin Kasım adlı iki oğlu da ilmiyeye intisap etti.

Taşköprizâde Ahmed Efendi’nin babası olan ve 857’de (1453) doğan Muslihuddin Efendi, II. Bayezid tarafından Şehzade Selim’e hoca olarak tayin edildi. Kısa süren Halep kadılığı dışında babasının tavsiyesine uyup ömrünü müderrislikle geçirdi ve İstanbul’da vefat etti (935/1529). İsâmüddin Ahmed (meşhur Taşköprizâde) ve genç yaşta vefat eden Nizâmeddin Mehmed adında her ikisi de ilmiyeye mensup iki oğlu oldu. Aynı zamanda “Hilmî” mahlasıyla şiirler yazan Muslihuddin Efendi’nin Viḳāye ve Miftâḥ üzerine hâşiyeleri, ferâiz ilmine dair bir risâlesi bulunmaktadır.

Hayreddin Halil Efendi’nin küçük oğlu olup 867’de (1462-63) doğan Kıvâmüddin Efendi iyi bir tahsil gördü ve Müeyyedzâde Abdurrahman Efendi, Molla Lutfi, Hatibzâde Muhyiddin Mehmed gibi tanınmış âlimlerle beraber oldu. Çeşitli medreselerde müderrisliklerde bulunup İnegöl İshak Paşa Medresesi müderrisi iken orada vefat etti (919/1513). Aynı zamanda Şeyh Hamdullah’tan ders almış bir hattat olan ve II. Bayezid için çeşitli eserler istinsah eden Kıvâmüddin Efendi, bazı meşhur eserlere ta‘lîkātlar ve Teftâzânî’nin el-Muṭavvel’i üzerine bir risâle yazdı. Taşköprizâde Ahmed Efendi’nin oğlu olan Ebû Hâmid Mehmed Efendi, Ebüssuûd Efendi’den mülâzım oldu. Rusçuk, Tırhala, Safed kadılıklarından sonra Haremeyn kadılığı görevine giderken Hama’da Cemâziyelâhir 1005’te (Ocak 1597) vebadan öldü ve burada Âzerî Çelebi kabrine gömüldü.

Ailenin en meşhur ikinci ferdi olan Taşköprizâde Kemâleddin Efendi’nin oğlu Şeyh Mehmed Efendi, Sun‘ullah Efendi’den mülâzım olup Sahn müderrisliğine kadar yükseldi. Ancak Rebîülâhir 1010’da (Ekim 1601) vebadan öldü, Âşık Paşa Camii hazîresinde babasının ve dedesinin yanına gömüldü. Kemâleddin Efendi’nin diğer oğlu İbrâhim Efendi müderrislik ve kadılıklarda bulunduktan sonra Anadolu ve Rumeli kazaskerliği yaptı. Mekke’de 1657’de vefat ederek Cennetü’l-muallâ’ya defnedildi. Onun oğullarından Ahmed Efendi, ilmiye mesleğinde Süleymaniye Dârülhadisi müderrisliğine kadar yükseldi ve Halep kadılığı görevine başladığı sırada vefat etti (1076/1665). Diğer oğlu Yahyâ Çelebi ise çeşitli medreselerde müderrislik yaptı (ö. 1080/1669). eş-Şeḳāʾiḳu’n-nuʿmâniyye müellifi Taşköprizâde Ahmed Efendi’nin Kemâleddin, Muhyiddin, Ebû Hâmid Mehmed, Şemseddin, Zeynüddin adlarındaki beş oğlundan başka Bahâeddinzâde Abdullah Efendi isminde bir damadı bulunmaktadır. Aynı zamanda talebesi olan Abdullah Efendi, Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet aldı. 992’de (1584) Rumeli kazaskeri, 995’te (1587) Mısır, 996’da (1588) Mekke kadısı olup aynı yıl vefat etti (Atâî, s. 305).

İlmiye aileleri arasında önemli bir yere sahip olan Taşköprizâdeler’de aile fertlerinin kadılıktan ziyade müderrislik görevini tercih ettikleri, eser telifiyle uğraştıkları, ayrıca şiir, edebiyat, hat gibi sanat dallarında önemli çalışmalar yaptıkları bilinmektedir. Belirli bir aile mezarlıkları olmamakla birlikte ailenin bazı fertleri Âşık Paşa Camii hazîresine defnedilmiştir. Aile fertleri Osmanlılar’da ulemânın ismi başına getirilen Hayreddin, Muslihuddin, Kıvâmüddin, İsâmüddin, Kemâleddin, Nizâmeddin gibi sıfatları almayı bir gelenek halinde sürdürmüştür.

BİBLİYOGRAFYA
Taşköprizâde, eş-Şeḳāʾiḳ, s. 120-122, 390-392, 552-555; Mecdî, Şekāik Tercümesi, s. 139, 141, 291, 391, 524-527; Atâî, Zeyl-i Şekāik, s. 8-11, 305; Sicill-i Osmânî, II, 426; III, 121; IV, 80; Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, II, 29, 669-670; Yılmaz Öztuna, Devletler ve Hanedanlar, Ankara 1990, II, 851-852; M. Münir Aktepe, “Taşköprizâde”, İA, XII/1, s. 41-46; F. Babinger - [Christine Woodhead], “Ṭashköprüzāde”, EI2 (İng.), X, 351-352.

Mehmet İpşirli
Bu madde ilk olarak 2011 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 40. cildinde, 154 numaralı sayfada yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.