İSFERÂYÎNÎ, İsâmüddin - TDV İslâm Ansiklopedisi

İSFERÂYÎNÎ, İsâmüddin

عصام الدين الإسفراييني
Müellif:
İSFERÂYÎNÎ, İsâmüddin
Müellif: İSMAİL DURMUŞ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
Baskı Tarihi: 2000
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 24.09.2021
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/isferayini-isamuddin
İSMAİL DURMUŞ, "İSFERÂYÎNÎ, İsâmüddin", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/isferayini-isamuddin (24.09.2021).
Kopyalama metni

873’te (1468) Horasan’ın Nîşâbur şehri yakınındaki İsferâyin’de doğdu. Birçok âlim ve devlet adamı yetiştiren bir aileye mensuptur. Eş‘arî kelâmcısı ve usul âlimi Ebû İshak İbrâhim b. Muhammed el-İsferâyînî’nin (ö. 418/1027) neslinden gelmektedir. Soyunda Timur’a başvezirlik yapanlar da vardır. Babası İsferâyin kadısı idi. Dedesi Arabşah da zamanın ileri gelen âlimleri arasında yer alıyordu. Annesi, İsâmüddin Dâvûd el-Havâfî en-Nîsâbûrî’nin kızıdır (Tûnekî, IV, 376). İsferâyînî, ilk öğrenimini İsferâyin’de tamamladıktan sonra Abdurrahman-ı Câmî’den dil, belâgat ve edebiyat dersleri aldı. Onun vasıtasıyla Nakşibendî şeyhlerinden Ubeydullah Ahrâr’a intisap etti.

İsferâyînî’nin, dil, mantık, felsefe ve kelâma dair verdiği derslerle İsferâyin, Horasan ve Mâverâünnehir’de şöhreti yayıldı. Daha sonra gittiği Herat’ta Timur’un oğlu Mirza Şâhruh’un kurduğu Sultâniyye Medresesi ile Âdiliyye Medresesi’nde ders okutmaya devam etti. Ancak Kadı Ebü’l-Meâlî el-Herevî’nin, mantık ve felsefe ilimlerinin öğrenilmesi ve öğretilmesinin câiz olmadığı yolundaki fetvasının yöneticileri etkilemesi üzerine Herat’tan sürüldü (a.g.e., IV, 378). 926 (1520) yılında ayrılarak Buhara’ya gitti. Buhara hâkiminin iltifatına mazhar olan İsferâyînî burada da derslerini sürdürdü (a.g.e., IV, 376).

İtikadda Eş‘arî, amelde Hanefî olan İsferâyînî, Ubeydullah Ahrâr’ın kabrini ziyaret için gittiği Semerkant’ta vefat etti ve şeyhin kabri yakınına defnedildi. 943 (1536), 944, 950 (1543) ve 951 yıllarında öldüğünü kaydeden de vardır (İbnü’l-İmâd, VIII, 291; Serkîs, II, 1330; , II, 540). Bazı kaynaklarda Anadolu’ya göç edip vefatına kadar burada ikamet ettiği de zikredilmiştir (Hânsârî, I, 180; Tûnekî, IV, 379). Kādî Beyzâvî tefsirinin Amme cüzüne yazdığı hâşiyeyi Kanûnî Sultan Süleyman’a ithaf etmiş olması bu görüşü teyit etmektedir. Bununla birlikte eserini Kanûnî’ye İran seferi sırasında sunmuş olması da mümkündür.

Dil, belâgat, mantık, felsefe ve kelâm gibi aklî ilimlere ilgi duyan İsferâyînî bu alanlarda büyük başarı sağladı. Eserlerinde araştırmacı bir ruhu yansıtması, değişik görüşleri değerlendirip eleştirmesi, ince ve karmaşık meseleleri çözmesi gibi özellikleri sebebiyle kaynaklar onu “imam, allâme, muhakkik, müdekkik, evhadü’l-muhakkikīn” gibi sıfatlarla anmıştır. Medreselerde ders kitabı olarak okutulan birçok klasik metne yazdığı şerh ve hâşiyeler büyük ilgi görmüştür. Bunların en meşhurları, Kazvînî’nin Telḫîṣü’l-Miftâḥ’ı üzerine kaleme aldığı el-Aṭvel adlı geniş şerhiyle hocası Molla Câmî’nin İbnü’l-Hâcib’in el-Kâfiye’si üzerine yazdığı el-Fevâʾidü’ż-Żiyâʾiyye’ye yaptığı hâşiyedir. Oğlu Sadreddin İsmâil ile torunları Ali, Muhammed ve Ahmed, ayrıca Emîr Ebülfeth eş-Şerefî el-Hüseynî, İsferâyînî’nin öğrencileri arasında zikredilmektedir.

Eserleri. A) Dil, Belâgat ve Edebiyat. 1. el-Aṭvel. Sekkâkî’ye ait Miftâḥu’l-ʿulûm’un belâgata dair üçüncü bölümünün Hatîb el-Kazvînî tarafından telhisi ve yeniden düzenlenmesiyle meydana gelen Telḫîṣü’l-Miftâḥ’ın şerhidir (I-II, İstanbul 1284). Müellif, Sa‘deddin et-Teftâzânî’nin aynı eser üzerine yazdığı el-Muṭavvel’e (geniş şerh) nisbetle el-Aṭvel (en geniş şerh) adını verdiği eserde Teftâzânî’ye sıkça eleştiriler yöneltmiştir.

2. Ḥâşiye ʿalâ Muḫtaṣari’l-meʿânî. Hatîb el-Kazvînî’nin belâgata dair Telḫîṣü’l-Miftâḥ’ına Teftâzânî tarafından yazılan şerhin (Muḫtaṣarü’l-meʿânî) hâşiyesidir (, I, 518).

3. Ḥâşiye ʿalâ Ḥâşiyeti’s-Semerḳandî ʿalâ Şerḥi’l-Muṭavvel. Kazvînî’nin Telḫîṣü’l-Miftâḥ’ına Teftâzânî’nin yazdığı şerhin Ebü’l-Kāsım es-Semerkandî tarafından yapılan hâşiyesine yazdığı hâşiyedir. Hem bu hâşiyenin hem de onun üzerine Sadreddinzâde Muhammed Sâdır b. Feyzullah’ın kaleme aldığı Taʿlîḳāt’ın yazma nüshaları mevcuttur (a.g.e., I, 517).

4. Mîzânü’l-edeb (fi’l-ʿulûmi’s̱-s̱elâs̱e: eṣ-Ṣarf ve’n-naḥv ve’l-belâġa). Fâzıl Muhammed Mîrek et-Taşkendî tarafından ʿUcâletü’l-beyân adıyla şerhedilmiş ve Şerḥu Mîzânü’l-edeb adıyla basılmıştır (İstanbul 1286, 1289). Eserin sarf kısmını da Şerḥu Bâbi’ṣ-ṣarf min Mîzâni’l-edeb adıyla Taşkendî (Kemâleddin Mehmed Efendi) şerhetmiştir (Kahire 1290).

5. Şerḥu Risâleti’l-istiʿâre. Ebü’l-Kāsım el-Leysî es-Semerkandî’nin Risâletü’l-istiʿâre’sinin (er-Risâletü’s-Semerḳandiyye) şerhidir (İstanbul 1270, 1276; Tunus 1283). Bu şerh üzerine, başta şârihin torunu Ali b. İsmâil Sadreddin olmak üzere birçok kişi tarafından hâşiye yazılmıştır (yazma nüshaları için bk. , II, 247).

6. Şerḥu’r-Risâleti’l-Vażʿiyye (li’l-Îcî). eş-Şerḥu’l-ʿİṣâmî li’r-Risâleti’l-Vażʿiyye adıyla da anılan eser Adudüddin el-Îcî’nin risâlesinin şerhidir (İstanbul 1274).

7. Risâle fi’l-beyân ve’l-iʿcâz (İstanbul 1256/1840).

8. Risâle fî ʿilmi’l-mecâz. Eseri Abdülbâkī b. Muhammed el-Ârif şerhetmiş, Ahmed el-Mevlevî de Farsça’ya çevirmiştir (eserin şerh ve tercümesinin yazma nüshaları için bk. , II, 571).

9. Ḥâşiyetü’l-ʿİṣâm ʿale’l-Câmî. Abdurrahman-ı Câmî’nin, oğlu Ziyâeddin Yûsuf için İbnü’l-Hâcib’in nahve dair eseri el-Kâfiye üzerine yazdığı el-Fevâʾidü’ż-Żiyâʾiyye adlı şerhine hâşiyedir. İsferâyînî, hâşiyede hocası Câmî ile Câmî’ye hâşiye yazan Abdülgafûr-i Lârî’ye sık sık eleştiriler yöneltmiştir. Medreselerde büyük ilgi görmüş olan hâşiyenin birçok baskısı yapılmıştır (Kalküta 1233, 1256; İstanbul 1235, 1256, 1259, 1276, 1281, 1306, 1307, 1309, 1313, 1320; Lucknow 1265, 1285; Kahire 1276; Kazan 1307). Ḥâşiyetü’l-ʿİṣâm üzerine de birçok hâşiye yazılmıştır (hâşiyeler ve yazma nüshaları için bk. , I, 369; Suppl., I, 531).

10. Şerḥu’l-Kâfiye fi’n-naḥv (li’bni’l-Ḥâcib). Medrese öğrencileri arasında ilgi görmüş ve çeşitli baskıları gerçekleştirilmiştir (İstanbul 1256, 1313). İsferâyînî, bu şerhinde eserin diğer şârihi Radî el-Esterâbâdî’ye muâraza yapmayı amaçlamıştır. Şerh üzerine hâşiyeler de yazılmıştır (, I, 369; Suppl., I, 531).

11. el-Ferîd fi’n-naḥv (Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye, nr. 68, 165/21).

12. Risâle fî taḥḳīḳi’d-delâleti’l-Vażʿiyye (, II, 571).

13. Ḥâşiye ʿale’l-Çârperdî. Ahmed el-Çârperdî’nin İbnü’l-Hâcib’in Şâfiye’si üzerine yazdığı şerhe hâşiyedir (, I, 535).

İsferâyînî’nin bu konulara dair diğer eserleri de şunlardır: Şerḥu’ş-Şâfiye fi’t-taṣrîf (li’bni’l-Ḥâcib; , II, 1022), Şerḥu’l-ʿAvâmil (li’l-Cürcânî), Muḫtaṣar fi’n-naḥv, Şerḥu’l-Muḫtaṣar (fi’n-naḥv), Risâle fi’l-istiʿârâti’l-bedîʿiyye ve’l-ḥaḳīḳa ve’l-mecâz (Farsça), Risâle fi’l-istiʿârât (yazma nüshası için bk. , II, 571), el-Uṣûl ʿalâ Muḫtaṣari’t-Telḫîṣ, Şerḥ-i Ḳaṣîde-i Bürde (Farsça).

B) Kelâm, Mantık, Tartışma Âdâbı. 1. Ḥâşiyetü’l-ʿİṣâm ʿalâ şerḥi’s-Saʿd ʿale’l-ʿAḳāʾidi’n-Nesefiyye. Necmeddin Ömer en-Nesefî’nin muhtasar akaid kitabına Sa‘deddin et-Teftâzânî’nin Şerḥu’l-ʿAḳāʾid adıyla yazdığı şerhe hâşiyedir (İstanbul 1249, 1276, 1304; Kahire 1321, 1329).

2. Ḥâşiyetü’l-ʿİṣâm ʿalâ Şerḥi’l-Ḳuṭb ʿale’ş-Şemsiyye fi’l-manṭıḳ. Necmeddin Ali b. Ömer el-Kâtibî’nin risâlesine Kutbüddin er-Râzî’nin yazdığı Taḥrîrü’l-ḳavâʿidi’l-manṭıḳıyye fî şerḥi’ş-Şemsiyye adlı şerhin hâşiyesidir (İstanbul 1266). Eserin et-Taṣavvurât (İstanbul 1289) ve et-Taṣdîḳāt (İstanbul 1259) adlı bölümleri ayrıca basılmıştır.

3. Şerḥu Tehẕîbi’l-manṭıḳ ve’l-kelâm. Teftâzânî’ye ait eserin şerhidir (, II, 304).

4. Şerḥu’l-Âdâbi’l-ʿAḍudiyye (, II, 268; Suppl., II, 288).

5. Şerḥu Ṭavâliʿu’l-envâr min meṭâliʿi’l-enẓâr. Kādî el-Beyzâvî’nin kelâma dair eserinin şerhidir (, II, 1116).

6. Ḥâşiyetü’l-ʿİṣâm ʿalâ Şerḥi’s-Seyyid ʿale’l-Mevâḳıf. Adudüddin el-Îcî’nin kelâma dair eserinin Seyyid Şerîf el-Cürcânî şerhine hâşiyedir.

7. Şerḥu’l-ʿAḳāʾidi’l-ʿAḍudiyye (a.g.e., II, 1144).

8. Şerḥu’l-Muḥaṣṣal. Fahreddin er-Râzî’nin felsefe ve mantığa dair eserinin şerhidir.

9. Şerḥu’l-Ġurre fi’l-manṭıḳ (li’s-Seyyid el-Cürcânî). Şerḥu’r-Risâleti(l-kübrâ) fi’l-manṭıḳ (li’s-Seyyid el-Cürcânî) da denilen eser Farsça olup üzerine öğrencisi Ebü’l-Feth eş-Şerîfî hâşiye yazmıştır (a.g.e., I, 637; , II, 571).

İsferâyînî’nin bu konulardaki diğer eserleri de şunlardır: Şerḥu Kitâbi Manṭıḳı’ş-Şerîʿa, Risâle fî taḥḳīḳi’l-maḥṣûrâti’l-erbaʿ (fi’l-manṭıḳ), Risâle fî beyâni’n-neseb beyne’l-ḳażâyâ (fi’l-manṭıḳ), Risâle fî mebḥas̱i taḳsîmi’l-ḳażıyye (fi’l-manṭıḳ), Ḥâşiye ʿalâ Şerḥi’l-Ḥüseyniyye fî âdâbi’l-baḥs̱ ve’l-münâẓara (, I, 39).

C) Tefsir, Fıkıh, Tasavvuf, Şemâil. 1. Ḥâşiye ʿalâ Tefsîri’l-Beyżâvî (Ḥâşiye ʿalâ Envâri’t-Tenzîl). Beyzâvî tefsirinin A‘râf sûresinin sonuna kadar hâşiyesidir (, I, 531; Suppl., I, 738).

2. Ḥâşiye ʿalâ Cüzʾi ʿAmme min tefsîri’l-Beyżâvî. Kanûnî Sultan Süleyman’a ithaf edilen eserin Rabat ve Tahran’da (Sipehsâlâr Medresesi Kütüphanesi’nde iki nüsha) yazmalarının olduğu kaydedilmektedir.

3. Ḥâşiye ʿalâ şerḥi’l-Viḳāye. Tâcüşşerîa’ya ait Viḳāyetü’r-rivâye adlı eserin Sadrüşşerîa Ubeydullah el-Mahbûbî tarafından yapılmış şerhinin hâşiyesi olup “Kitâbü’l-Büyûʿ”a kadar gelmektedir (, I, 648).

4. Taʿlîḳāt ʿale’t-Telvîḥ. Sadrüşşerîa’nın Tenḳīḥu’l-Uṣûl’ü üzerine Teftâzânî’nin yazdığı şerhin hâşiyesidir (, II, 277; Suppl., I, 637).

5. Şerḥu’ş-Şemâʾil. Ebû Îsâ et-Tirmizî’nin eserinin şerhidir (, I, 170; Suppl., I, 268).

6. Şerḥu’l-Evrâd. Nakşibendî tarikatının evrâdına dair bir eserdir (İstanbul 1276, 1283).


BİBLİYOGRAFYA

, I, 39, 41, 637; II, 1022, 1116, 1144, 1146; ayrıca bk. tür.yer.

, VIII, 291.

İbnü’l-Gazzî, Dîvânü’l-İslâm (nşr. Seyyid Kisrevî Hasan), Beyrut 1411/1990, III, 292.

Hânsârî, Ravżâtü’l-cennât (nşr. Esedullah İsmâiliyyân), Tahran 1390/1970, I, 179 vd.

Tûnekî, Muʿcemü’l-muṣannifîn, Beyrut 1344/1925, IV, 375-379.

, II, 1330-1331.

, I, 170, 369, 531; II, 247, 268, 277, 369, 410-411, 540; Suppl., I, 268, 517, 518, 531, 535, 637, 648; 738; II, 288, 304, 571.

, I, 26-27.

Kehhâle, el-Münteḫab min maḫṭûṭâti’l-Medîneti’l-münevvere, Dımaşk 1393/1973, s. 54, 56.

a.mlf., el-Müstedrek, Beyrut 1406/1985, s. 29.

, I, 20.

, I, 64-66.

, I, 98-99.

Bu madde TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2000 yılında İstanbul’da basılan 22. cildinde, 516-517 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde okumak ister misiniz?
BAŞKA BİR MADDE GÖSTER