EBÛ İMRÂN el-FÂSÎ

أبو عمران الفاسي
Müellif:
EBÛ İMRÂN el-FÂSÎ
Müellif: MUHAMMED SÜVEYSÎ
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1994
Son Güncelleme Tarihi: 09.01.2019
Erişim Tarihi: 23.01.2020
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-imran-el-fasi
MUHAMMED SÜVEYSÎ, "EBÛ İMRÂN el-FÂSÎ", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ebu-imran-el-fasi (23.01.2020).
Kopyalama metni

365 (976) veya 368 (979) yılında muhtemelen Fas’ta doğdu. Berberî kabilelerinden Gafecûm’a mensup Benî Ebû Hâc diye tanınan bir ailedendir. Tahsilini daha sonra taşındıkları Kayrevan’da yaptı. Burada Kābisî’den fıkıh, Ebû Bekir ez-Zevîlî ve Ali b. Ahmed el-Levâtî es-Sûsî’den hadis okudu. Ardından arkadaşı İbn Abdülber en-Nemerî ile birlikte Kurtuba’ya geçip Asîlî, Ebû Osman Saîd b. Nasr, Ahmed b. Kāsım el-Ebzârî, Abdülvâris b. Süfyân’dan ders aldı. Daha sonra doğuya seyahat ederek Mısır’da Ebü’l-Hasan Abdülkerîm b. Ahmed, Mekke’de Ebû İshak Ubeydullah b. Muhammed’den kıraat, Ebû Zer el-Herevî’den de hadis okudu. Bağdat’a gidip (399/1008) İbn Ebü’l-Fevâris, Ebü’l-Hasan Ali b. İbrâhim el-Müstemlî, Ebü’l-Fazl Ubeydullah b. Abdurrahman ez-Zührî gibi hocalardan ders aldı. Buradaki hocaları içinde en meşhuru ve üzerinde en fazla tesir icra edeni Bâkıllânî’dir. Ebû İmrân Bâkıllânî’den fıkıh, usûl-i fıkıh ve kelâm okudu. Bâkıllânî ona, “Benim medresemde sen ve Kādî Abdülvehhâb bir araya gelseydiniz Mâlik’in ilmi burada toplanmış olurdu. Sen onu ezberler, o da nazariyesini hallederdi. İmam Mâlik sizi görse memnun olurdu” diye iltifat etmiştir.

Doğuda ne kadar kaldığı kesin olarak bilinmiyorsa da 402 (1011) yılında memleketine döndüğü anlaşılmaktadır. Daha sonra Kayrevan’a yerleşen Ebû İmrân burada kıraat, fıkıh, hadis ve kelâm okutmaya başladı. Kısa zamanda şöhreti bütün Mağrib’e yayıldı ve evinde verdiği derslere sadece Kayrevan’dan değil Endülüs ve Mağrib’in çeşitli bölgelerinden birçok talebe gelmeye başladı. Mağrib ilim muhitinde yayılan şöhreti sebebiyle çağdaşı meşhur hukukçu Ebû Bekir b. Abdurrahman ile arasına soğukluk girdiği nakledilmektedir. Talebeleri arasında Ebû Bekir Atîk es-Sûsî, Ebü’l-Kāsım es-Süyûrî, İbn Şeref el-Kayrevânî, Abdullah b. Reşîk, Ebü’t-Tayyib Abdülmün‘im el-Kindî, Ebû Hafs Ömer b. Sâlih, Ebû Saîd el-Kassâr, İbnü’l-Hazzâ’, Ebû Hârûn Mûsâ b. Halef ve Veccâc (Vâcâc) b. Zellû el-Lamtî bulunmaktadır.

Ölümünden birkaç yıl önce tekrar Mekke’ye giden Ebû İmrân el-Fâsî burada Abdullah b. Ahmed el-Herevî ile karşılaştı ve onunla ilim alışverişinde bulundu. Kayrevan’a döndükten sonra 13 Ramazan 430 (8 Haziran 1039) tarihinde burada vefat etti. Cenaze namazına, Zîrî Emîri Muiz b. Bâdîs’in de içinde bulunduğu büyük bir kalabalık iştirak etti. Evine defnedilen Ebû İmrân’ın kabri kısa sürede bir ziyaretgâh haline geldi.

Mâlikî fıkhının ve Ebü’l-Hasan el-Eş‘arî kelâmının Mağrib’de yayılıp yerleşmesinde önemli rol oynayan Ebû İmrân el-Fâsî, fıkıh ve kelâm ilimlerinin yanı sıra hadis ilminde de önemli bir mevkiye sahiptir. Hadisçiler onu hâfız* olarak kabul eder ve müksirûn*dan sayarlar. Rivayet ettiği âlî hadislerin toplamı 100 varak hacmindeki bir eseri dolduracak bir yeküne ulaşmaktadır. Ayrıca Kur’ân-ı Kerîm’i kırâat-i seb‘aya göre tilâvet edebilen bir kıraat üstadı olarak da tanınmaktadır.

Öte yandan Ebû İmrân’ın Murâbıtlar’ın kuruluşunda da belirli bir rolü olmuştur. Lemtûne kabilesinin reisi Yahyâ b. İbrâhim, hac dönüşünde bir müddet Kayrevan’da kalarak Ebû İmrân’ın ders ve sohbetlerine devam etti. Daha sonra ondan, kabilesinde ders vermek ve irşadda bulunmak üzere bir hoca istedi. Ebû İmrân da uygun bir kimseyi görevlendirme işini talebesi Veccâc’a havale etti. Ebû İmrân’dan icâzet aldıktan sonra Sûs’ta Dârülmurâbıtîn adlı bir ilim merkezi kuran Veccâc, bu iş için talebeleri arasından Abdullah b. Yâsîn’i seçti. Abdullah’ın Lemtûne kabilesindeki öğretim ve irşad faaliyetleri Murâbıtlar’ın kuruluşunda en önemli âmili oluşturmuştur.

Eserleri. Yaşadığı dönemde Endülüs ve Mağrib ilim hayatında önemli bir yer işgal eden ve birçok talebe yetiştiren Ebû İmrân el-Fâsî’nin eserleri hakkında kaynakların verdiği bilgiler yeterli ve açık değildir. Bir kısım fetvaları, Venşerîsî’nin el-Miʿyârü’l-Muʿrib adlı eseriyle günümüze kadar gelmiştir (XIII, 370). Yine Miʿyâr’da Ebû İmrân’ın Kitâbü’d-Delâʾil ve’l-ezdâd adlı bir eserinden daha söz edilmektedir (X, 144). Öte yandan, el-İhkâm li-mesâʾili’l-ahkâm el-müstahrece min Kitâbi’d-Delâʾil ve’l-ezdâd adlı bir eserin Madrid Escurial Kütüphanesi’nde bulunan yazma nüshasının Ebû İmrân el-Fâsî adına kayıtlı olduğu belirtilmektedir ki (Brockelmann, II, 961) bu iki kitabın birbiriyle ilgisi araştırılmaya muhtaçtır. el-İhkâm’ın bir başka nüshası da Rabat’ta el-Hizânetü’l-melekiyye’de (nr. 1342-d. 1444) kayıtlıdır (, s. 27). Kaynaklarda Ebû İmrân’ın bir Fehrese’sinden ve tamamlanmamış Kitâbü’t-Teʿâlîk ʿale’l-Müdevvene adlı bir eserinden de söz edilmektedir. Kādî İyâz Tertîbü’l-medârik’te (I, 56), Ebû İmrân’ın et-Teʿâliḳ’inden de faydalandığını söylemekteyse de biyografik bilgiler ihtiva ettiği anlaşılan söz konusu eserin Kitâbü’t-Teʿâlîk ʿale’l-Müdevvene mi, yoksa başka bir eser mi olduğu bilinmemektedir (İdrîs, Annales de l’Institut d’etudes orientales, s. 47-48). Burzülî tarafından zikredilen (a.g.e., s. 48) en-Neẓâʾir adlı eserinin de bir nüshası mevcuttur (bk. Brockelmann, I, 661).


BİBLİYOGRAFYA

Humeydî, Ceẕvetü’l-muḳtebis, Kahire 1386/1966, s. 338.

, I, 56; II, 586-587, 702-706.

, IX, 618-619.

Abdurrahman b. Muhammed ed-Debbâğ, Meʿâlimü’l-îmân (nşr. Muhammed Mâdûr), Tunus 1978, III, 159-164.

, XXIV, 253-255.

, III, 284-286.

, s. 344-345.

İbn Haldûn, Mefâḫirü’l-Berber (nşr. E. Lévi-Provençal), Rabat 1352/1934, s. 69, 70.

Venşerîsî, el-Miʿyârü’l-Muʿrib (nşr. Muhammed Haccî v.dğr.), Beyrut 1401-1403/1981-1983, X, 144; XIII, 370.

, I, 258-259.

Ahmed b. Hâlid en-Nâsırî, el-İstiḳṣâ (nşr. Ca‘fer en-Nâsırî – Muhammed en-Nâsırî), Dârülbeyzâ 1954, II, 5, 6.

, I, 660-661; II, 961.

, s. 106.

, I, 159.

Chadli Bouyahia, La Vie littéraire en Ifriqya sous les Zirides, Tunis 1972, s. 67, 116.

Abdülvehhâb b. Mansûr, Aʿlâmü’l-Maġribi’l-ʿArabî, Rabat 1979, II, 96-97.

İsmet Abdüllatîf Dendeş, Devrü’l-Murâbıṭîn fî neşri’l-İslâm fî ġarbi İfrîḳıyâ, Beyrut 1408/1988, s. 60.

H. R. Idrîs, “Essai sur la diffusion de l’ach’arisme en Ifriqya”, Cahiers de Tunisie, sy. 2, Tunis 1953, s. 134-135.

a.mlf., “Deux maitres de l’école juridique kairouanaise sous les Zirides (XIe siècle): Abû Bakr b. ʿAbd al-Rahman et Abû ʿImrān al-Fāsī”, Annales de l’Institut d’etudes orientales de l’Universite d’Alger, XIII, Alger 1955, s. 42-60.

Ahmed Muhtâr el-Abbâdî, “eṣ-Ṣafḥatü’l-ûlâ min târîḫi’l-Murâbıṭîn”, Mecelletü Külliyyeti’l-Âdâb, XXI, İskenderiye 1967, s. 50-51.

Ch. Pellat, “Abū ʿImrān al-Fāsī”, , s. 26-27.

Bu madde ilk olarak 1994 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 10. cildinde, 168-169 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız. Bu madde en son 09.01.2019 tarihinde güncellenmiştir.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.