İBN HUZEYME

ابن خزيمة
Müellif:
İBN HUZEYME
Müellif: MUSTAFA IŞIK
Web Sitesi: TDV İslâm Ansiklopedisi
Yayımcı: TDV İslâm Araştırmaları Merkezi
İlk Yayın Tarihi: 1999
Son Güncelleme Tarihi: -
Erişim Tarihi: 08.12.2019
Web Adresi:
https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-huzeyme
MUSTAFA IŞIK, "İBN HUZEYME", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/ibn-huzeyme (08.12.2019).
Kopyalama metni
Safer 223’te (Ocak 838) Nîşâbur’da doğdu ve ilk tahsiline burada başladı. İshak b. Râhûye’den hadis dinlediyse de bu sırada yaşı küçük olduğu için sonraları kendisinden rivayette bulunmadı. Kur’ân-ı Kerîm’i ezberledikten sonra tahsilini ilerletmek ve özellikle Kuteybe b. Saîd’den hadis dinlemek için yola çıktı, ancak Merv’e ulaştığında Kuteybe’nin ölüm haberini aldı (240/854). Bağdat, Rey, Cürcân, Şam, Basra, Kûfe, Kahire ve Vâsıt gibi ilim merkezlerini dolaşarak pek çok hocadan istifade etti. 291’de (904) Nîşâbur’da ölen hocası Muhammed b. İbrâhim el-Bûşencî’nin cenaze namazını kıldırdığına (DİA, VI, 476) ve Receb 300’de (Şubat 913) Cürcân’da bulunup hadis rivayet ettiğine (Sehmî, s. 456) bakılacak olursa İbn Huzeyme’nin ilim yolculuğunu zaman zaman keserek bir süre memleketine döndüğü, ardından tekrar seyahate devam ettiği anlaşılır. Ali b. Hucr, Bekkâr b. Kuteybe, Osman b. Saîd ed-Dârimî, Ebû Abdullah İbn Abdülhakem, İbn Ebü’d-Dünyâ, Ahmed b. Menî‘, Bündâr lakabıyla tanınan Muhammed b. Beşşâr, Eşec el-Kindî, Zühlî ve Za‘ferânî ile Şâfiî fıkhını öğrendiği Müzenî gibi âlimler İbn Huzeyme’nin hocalarından bazılarıdır.

Ṣaḥîḥayn’da kendisinden rivayette bulunmayan Buhârî ve Müslim ile İbn Hibbân el-Büstî, Kitâbü’l-Cihâd’ını rivayet etmesi için mektupla icâzet verdiği İbn Sâid el-Hâşimî (Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XIV, 370-371), Degūlî, Ebû Ali en-Nîsâbûrî, Da‘lec b. Ahmed, Hâkim el-Kebîr, İbn Adî ve İbn Mihrân en-Nîsâbûrî İbn Huzeyme’nin tanınmış talebeleridir. Aynı zamanda hocası olan Rebî‘ b. Süleyman el-Murâdî ile Nîşâbur’da kendisinden en son rivayette bulunan torunu Ebû Tâhir Muhammed b. Fazl da (Ebû Ya‘lâ el-Halîlî, III, 832) İbn Huzeyme’den faydalananlar arasındadır. “İmâmü’l-eimme” diye anılan İbn Huzeyme 2 Zilkade 311’de (11 Şubat 924) Nîşâbur’da vefat etti ve evinin bir odasında defnedildi (Muhammed İbrâhim eş-Şeybânî, II, 880).

İbn Huzeyme’nin ilminin genişliğiyle darbımesel haline geldiği, sünnetle ilgili bütün bilgileri ve ayrıca 70.000 hadisi ezberlemiş olduğu kaydedilmektedir (Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XIV, 365, 372). Torunu Muhammed b. Fazl’dan nakledildiğine göre dünya malına değer vermeyen ve zâhidâne bir hayat yaşayan İbn Huzeyme eline geçen her şeyi ilim ehline dağıtır, davet ettiği herkese ziyafet verirdi (Zehebî, Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, II, 725; Sübkî, III, 119). İbn Huzeyme’nin yöneticilerle ilişkilerinde tavizsiz olduğu belirtilmiş, kendisini ziyaret eden Emîr İsmâil b. Ahmed es-Sâmânî’nin babasından duyduğunu söylediği bir hadisi okurken senedinde yaptığı hatayı düzeltmesi onun cesaretiyle yorumlanmıştır (Sübkî, III, 111).

İbn Ebû Hâtim’e, cerh ve ta‘dîl ilminde önemli bir yere sahip olan İbn Huzeyme hakkında ne düşündüğü sorulduğunda İbn Ebû Hâtim, onun bu konularda kendisine uyulması gereken bir imam olduğunu söylemiş, asıl kendisi hakkında onun fikrinin sorulması gerektiğini belirtmiştir. Şâfiî mezhebini ve Selef akîdesini benimseyen İbn Huzeyme, önceleri kelâmî konulardan hoşlanmadığını ve bu sahaya girmek istemediğini, ancak hadis öğrencilerini Cehmî ve Mu‘tezilî görüşlere karşı korumak amacıyla Kitâbü’t-Tevḥîd’i kaleme aldığını söylemiş ([nşr. M. Halîl Herrâs], s. 4-5), Allah Teâlâ’nın isim ve sıfatlarını te’vil ve teşbihe gerek duymaksızın kendisinin bildirdiği şekilde kabul etmek gerektiğini ifade etmiştir. İsrâ ve mi‘racla ilgili haberleri sıraladıktan sonra bunun aynıyla gerçekleştiğini, Allah’ın yedinci kat semanın üzerinde bulunduğunu, Kur’an’ın mahlûk olmadığını, mahlûk olduğunu söyleyenin kâfir sayılacağını belirtmiştir (a.g.e., neşredenin girişi, s. c). Esmâ ve sıfatlar konusundaki tâvizsiz Selefî yaklaşımı sebebiyle tenkit edilmiş olan İbn Huzeyme’yi Fahreddin er-Râzî “ifadesi bozuk, anlayışı kıt bir kimse” olarak nitelendirmiş, Kitâbü’t-Tevḥîd’ini de “Kitâbü’ş-Şirk” olarak adlandırmıştır (Mefâtîḥu’l-ġayb, XXVII, 130-131).

Eserleri. Hâkim en-Nîsâbûrî İbn Huzeyme’nin kitaplarının sayısının 140’ı bulduğunu, çeşitli meselelere dair 100 civarında da cüzünün mevcut olduğunu söylemektedir (Maʿrifetü ʿulûmi’l-ḥadîs̱, s. 83). Başlıca eserleri şunlardır: 1. eṣ-Ṣaḥîḥ. Tam adı Muḫtaṣarü’l-muḫtaṣar mine’l-müsned ʿani’n-nebî ṣallallāhu ʿaleyhi ve sellem bi-naḳli’l-ʿadl ʿani’l-ʿadl mevṣûlen ileyhi ṣallallāhu ʿaleyhi ve sellem min ġayri ḳaṭʿ fi’l-isnâd ve lâ cerḥ fî nâḳıli’l-aḫbâri’lletî neẕküruhâ bi-meşîʾeti’llâhi Teʿâlâ’dır. Tesbit edilebildiği kadarıyla İbn Huzeyme’nin eserinden eṣ-Ṣaḥîḥ diye bahseden ilk müellif Münzirî’dir (et-Terġīb ve’t-terhîb, I, 43). eṣ-Ṣaḥîḥ’in daha geniş bir eserin muhtasarı olduğu adından anlaşılmaktadır. Eserde yer yer Kitâbü’l-Kebîr’e (I, 249, 290, 312, 342), ayrıca Kitâbü’t-Tevḥîd’de el-Muḫtaṣar’a ([nşr. M. Halîl Herrâs], s. 351) ve el-Kebîr’e (a.e., s. 185) yapılan atıflar da bunu göstermektedir. Eserini kitap ve bablara ayıran İbn Huzeyme kaydettiği hadislerin elde edebildiği bütün senedlerini sıralamış, gerek gördükçe ricâl hakkında bilgi vermiş, lafız farklılıklarına işaret ederek çelişkili olduğu kanaatini uyandıran hadisleri uzlaştırmaya çalışmıştır. Resûlullah’tan sahih senedle rivayet edildiği halde birbiriyle çelişen iki hadis bile bulunmadığını söyleyen İbn Huzeyme (İbnü’s-Salâh, ʿUlûmü’l-ḥadîs̱, s. 285), başta ihtilâfü’l-hadîs olmak üzere hemen bütün hadis ilimleri hakkında bilgi vermekte, özellikle fıkıh bablarına göre düzenlediği eserinin bab başlıklarında fıkhî görüşlerine ve hadislerde görülen ihtilâflarla ilgili çözümlere yer vermektedir. Ayrıca bab başlıklarında hadislerin vürûd sebebine işaret etmek suretiyle esere bir fıkhü’l-hadîs çalışması görünümü kazandırmıştır. Ancak dörtte bir kadarı günümüze ulaşan eṣ-Ṣaḥîḥ’i Muhammed Mustafa el-A‘zamî Ṣaḥîḥu İbn Ḫuzeyme adıyla yayımlamıştır (I-IV, Beyrut 1395/1975). Abdülazîz b. Abdurrahman el-Uşeym, en-Naḳṭ limâ vaḳaʿa fî esânîdi Ṣaḥîḥi İbn Ḫuzeyme mine’t-taṣḥîf ve’s-saḳṭ adıyla bir çalışma yapmıştır. Muhammed Ali İbrâhim Bend Ebû Bekir b. Ḫuzeyme ve menhecühû fî Kitâbi’ṣ-Ṣaḥîḥ (1408/1988, Câmiatü’l-İmâm Muhammed b. Suûd el-İslâmiyye, Külliyyetü usûli’d-dîn) ve Enbiya Yıldırım İbn Huzeyme ve Sahihi (1989, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü) adlarını taşıyan birer yüksek lisans tezi hazırlamış, Mustafa Işık da İbn Huzeyme Sahîh’i ve İbn Hibbân’ın Sahîh’i ile Mukayesesi adıyla bir doktora çalışması yapmıştır (1998, Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü). İbn Huzeyme’nin eṣ-Ṣaḥîḥ’i için Muhammed Eymen eş-Şebrâvî (Beyrut 1408/1988) ve Ahmed el-Küveytî (Riyad 1410/1990) tarafından geniş fihristler hazırlanmıştır. 2. Şeʾnü’d-duʿâʾ. Duanın mahiyeti ve tavsiye edilen dualar hakkındaki sorulara cevap vermek için kaleme alınmış olup asıl adının Kitâbü’d-Duʿâʾ veya Kitâbü’d-Daʿavât olduğu söylenmiş, Hattâbî tarafından Şeʾnü’d-duʿâʾ diye şerhedilmesi sebebiyle bu adla anıldığı belirtilmiştir. Eserin Dârü’l-kütübi’z-Zâhiriyye’de (nr. 61) bir nüshasının bulunduğu söylenmekteyse de (eṣ-Ṣaḥîḥ, neşredenin girişi, I, 13; Sezgin [Ar.], I/4, s. 33) müellif adı yazılırken “Muhammed b. İshak b. Huzeyme rivâyetü’l-Hattâbî” ibaresine yer verilmesi, eldeki diğer nüshalardan eseri şerhettiği açıkça görülen Hattâbî’nin Kitâbü’d-Duʿâʾnın bir râvisi gibi düşünülmesine sebep olmuş (Şeʾnü’d-duʿâʾ, neşredenin girişi, s. 13-14), İbn Huzeyme’nin günümüze müstakil olarak intikal etmediği anlaşılan bu çalışması Hattâbî’nin şerhiyle birlikte yayımlanmıştır (nşr. Ahmed Yûsuf ed-Dekkāk, Dımaşk 1404/1984). 3. Kitâbü’t-Tevḥîd* ve is̱bâtü ṣıfâti’r-rab. Müellifin torunu Muhammed b. Fazl’ın kendisinden en son rivayet ettiği, itikadî konuların Kitap ve Sünnet ışığında ele alınıp incelendiği eser birçok defa basılmıştır (bk. bibl.). 4. Ceyşü’t-tevşîḥ. Kaynaklarda zikredilmeyen eserin Hilâl Nâcî ve Muhammed Mâsûs tarafından (Tunus 1967) neşredildiği belirtilmektedir (Sâlihiyye, s. 274).

İbn Huzeyme’nin, eṣ-Ṣaḥîḥ ve Kitâbü’t-Tevḥîd’de adlarını verdiği ve bazı müelliflerin kendisine nisbet ettikleri diğer eserleri de şunlardır: Kitâbü’l-Eşribe, Kitâbü’l-İmâme, Kitâbü’l-Ehvâl, Kitâbü’l-Îmân, Kitâbü’l-Eymân ve’n-nüẕûr, Kitâbü’l-Bir ve’ṣ-ṣıla, Kitâbü’l-Büyûʿ, Kitâbü’t-Tefsîr, Kitâbü’t-Tevbe, Kitâbü’t-Tevekkül, Kitâbü’l-Cenâʾiz, Kitâbü’l-Cihâd, Kitâbü Ẕikri naʿîmi’l-cenne, Kitâbü Ẕikri naʿîmi’l-âḫire, Kitâbü’ṣ-Ṣadaḳāt, Kitâbü Ṣıfati nüzûli’l-Ḳurʾân, Kitâbü’l-Muḫtaṣar min Kitâbi’ṣ-Ṣalât, Kitâbü’ṣ-Ṣalâti’l-kebîr, Kitâbü’ṣ-Ṣalât, Kitâbü’ṣ-Ṣıyâm, Kitâbü’ṭ-Ṭıb ve’r-ruḳıy, Kitâbü’ẓ-Ẓıhâr, Kitâbü’l-Fiten, Fażlü ʿAlî b. Ebî Ṭâlib, Kitâbü’l-Ḳader, Kitâbü’l-Kebîr, Kitâbü’l-Libâs, Kitâbü Meʿâni’l-Ḳurʾân, Kitâbü’l-Menâsik, Kitâbü’l-Veraʿ, Kitâbü’l-Veṣâya, Kitâbü’l-Ḳırâʾe ḫalfe’l-imâm.

Muhammed Mustafa el-A‘zamî, bu eserleri sıralayıp (eṣ-Ṣaḥîḥ, neşredenin girişi, I, 12-14) bunların müstakil birer kitap mı, yoksa eṣ-Ṣaḥîḥ’in veya bir özetini oluşturduğu diğer bir eserin bölümleri mi olduğu hususunda tereddütler bulunduğunu belirttikten sonra bu başlıkların câmi‘ türü kitapların muhtevasına uygun düşmesi bakımından bir kısmını bir eserin bölümleri, bazılarını da müstakil eserler olarak kabul etmek gerektiğini söylemektedir (a.g.e., I, 14-15). Selâhaddin el-İdlibî, el-Münteḫab min kelâmi’l-ḥâfıẓ İbn Ḫuzeyme fi’l-cerḥ ve’t-taʿdîl adıyla bir çalışma yapmıştır (Beyrut 1412).

BİBLİYOGRAFYA
Müsned, III, 357; İbn Mâce, “Menâsik”, 78; İbn Huzeyme, eṣ-Ṣaḥîḥ (nşr. M. Mustafa el-A‘zamî), Beyrut 1395/1975, I, 69, 249, 290, 312, 342; IV, 92-93; ayrıca bk. neşredenin girişi, I, 8-33; a.mlf., Kitâbü’t-Tevḥîd, Kahire 1403, M. Mustafa el-A‘zamî’nin girişi, s. 8-15; a.e. (nşr. M. Halîl Herrâs), Beyrut 1403/1983, s. 4-5, 62, 185, 351; ayrıca bk. neşredenin girişi, s. e-g; a.e. (nşr. Abdülazîz b. İbrâhim eş-Şehvân), Riyad 1408/1988, neşredenin girişi, I, 25-94; İbn Hibbân, es̱-S̱iḳāt, IX, 156; Hattâbî, Şeʾnü’d-duʿâʾ (nşr. Ahmed Yûsuf ed-Dekkāk), Dımaşk 1404/1984, neşredenin girişi, s. 8-10, 12, 13-14, 45; Hâkim, Maʿrifetü ʿulûmi’l-ḥadîs̱, s. 83-84, 147; Ebû Ya‘lâ el-Halîlî, el-İrşâd fî maʿrifeti ʿulemâʾi’l-ḥadîs̱ (nşr. M. Saîd b. Ömer İdrîs), Riyad 1409/1989, III, 825, 831-833; ayrıca bk. İndeks; Beyhakī, Maʿrifetü’s-sünen ve’l-âs̱âr (nşr. Abdülmu‘tî Emîn Kal‘acî), Karaçi 1412/1991, I, 181; Fahreddin er-Râzî, Mefâtîḥu’l-ġayb: et-Tefsîrü’l-kebîr, Beyrut 1411/1990, XXVII, 130-131; Yâkūt, Muʿcemü’l-büldân, V, 82; İbnü’s-Salâh, ʿUlûmü’l-ḥadîs̱, s. 285, 299; a.mlf., Ṭabaḳātü’l-fuḳahâʾi’ş-Şâfiʿiyye (nşr. Muhyiddin Ali Necîb), Beyrut 1413/1992, I, 116; Münzirî, et-Terġīb ve’t-terhîb (nşr. M. Muhyiddin Abdülhamîd), Beyrut 1399/1979, I, 43; Zehebî, Teẕkiretü’l-ḥuffâẓ, II, 720-731; a.mlf., Aʿlâmü’n-nübelâʾ, XIV, 365-382; İbn Fazlullah el-Ömerî, Mesâlik, IV, 184; V, 182-184; Sübkî, Ṭabaḳāt (Tanâhî), III, 109-119; İsnevî, Ṭabaḳātü’ş-Şâfiʿiyye, I, 462; Süyûtî, Tedrîbü’r-râvî (nşr. Ömer Hâşim), Beyrut 1979, I, 90; II, 137, 176, 352; Sezgin, GAS (Ar.), I/4, s. 33; Abdülhay el-Kettânî, et-Terâtîbü’l-idâriyye (Özel), II, 275; Kettânî, er-Risâletü’l-müstetrafe (Özbek), s. 13, 15, 23, 43, 44, 61, 73-74, 175; Muhammed İbrâhim eş-Şeybânî, Ḥayâtü’l-Elbânî ve âs̱âruhû ve s̱enâʾü’l-ʿulemâʾ ʿaleyh, Küveyt 1407/1987, II, 880-882; Muhammed Hasan Heyto, el-İctihâd ve ṭabaḳātü müctehidî eş-Şâfiʿiyye, Beyrut 1409/1988, s. 77-79; Sâlihiyye, el-Muʿcemü’ş-şâmil, s. 274-275; “İbn Ḫuzeyme”, DMBİ, III, 416-419.
Bu madde ilk olarak 1999 senesinde İstanbul'da basılan TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 20. cildinde, 79-81 numaralı sayfalarda yer almıştır. Matbu nüshayı pdf dosyası olarak indirmek için tıklayınız.
Her hakkı mahfuzdur. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin her türlü telif hakkı TDV İslâm Araştırmaları Merkezi’ne ait olup 5846 sayılı Kanun hükümlerine tâbidir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarındaki yazıların bütün olarak elektronik ya da matbu bir ortamda yayımlanması yasaktır; ancak kaynak gösterilmesi (TDV İslâm Ansiklopedisi internet sitesinde yer aldığının ifade edilmesi) ve doğrudan aktif bağlantı verilmesi şartıyla yazılardan kısa bölümler iktibas edilebilir. TDV İslâm Ansiklopedisi internet sayfalarında yer alan resim, fotoğraf, grafik, çizim, cetvel vs. her türlü görüntü malzemesinin başka bir ortamda yayımlanması kesinlikle yasaktır.
TDV İslâm Ansiklopedisi'nden rastgele bir madde gösterilmektedir.